1. HABERLER

  2. SAADET PARTİSİ

  3. Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın özgeçmişi: Mücahit Erbakan
Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın özgeçmişi: Mücahit Erbakan

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın özgeçmişi: Mücahit Erbakan

Milli Görüş Hareketi Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, vefatının 10’uncu sene-i devriyesinde dualarla anılırken, özgeçmişi de merak konusu. İşte Erbakan Hoca'nın mücadele ile geçen hayatı...

A+A-

Ömrünü tüm insanlığa saadet, huzur, adalet ve barış getirmek için vakfeden Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız, Ekim 1926’da Sinop’ta dünyaya gelir. Adana'nın Kozan ve Saimbeyli bölgesinde yaşamış olan Kozanoğullarından Mehmet Sabri Erbakan ve Sinop'un tanınmış ailelerinden birinin kızı olan Kamer Hanım, yeni doğan çocuklarına “dinin yıldızı” anlamına gelen Necmettin ismini verir.  

TÜM OKULLARI BİRİNCİLİKLE BİTİRİR

Ağır ceza reisi olan babasının birçok yerde görev yapmış olması dolayısıyla çocukluğu muhtelif şehirlerde geçen Erbakan Hoca, ilkokula Kayseri Hürriyet İlkokulu'nda başlar. Necmettin Erbakan Hoca, Sabri Bey’in Trabzon'a tayin olması dolayısıyla ilkokul öğrenimini burada okul birincisi olarak tamamlar.

1937 yılında ilk tahsilini tamamladıktan sonra aynı yıl İstanbul Erkek Lisesi'nde orta tahsiline başlayan Erbakan Hocamız, İstanbul Erkek Lisesi'ni de 1943 yılında birincilikle bitirir. Az rastlanır bir başarıyla okullarını birincilikle bitiren Erbakan Hoca, üniversiteye sınavsız giriş hakkı kazanmasına rağmen sınava girer ve sınavı üstün başarıyla vererek üniversite öğrenimine ikinci sınıftan devam eder. 

1948 yılı yaz döneminde İTÜ Makine Fakültesi’nden hâlâ kırılmayan rekor bir diploma notuyla mezun olan Erbakan, aynı yılın 1 Temmuz'unda Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsü'nde asistan olarak göreve başlar. 1948-1951 yılları arasındaki bu 3 yıllık asistanlık döneminde o zaman doktora tezine tekabül eden yeterlilik tezini hazırlar. Sınıflarda ders vermek doçent ve profesörlerin yetkisindeyken, kendisi asistan olduğu halde ders vermesine izin verilir. Yeterlilik tezindeki başarısından dolayı üniversite tarafından 1951 yılında Aachen Teknik Üniversitesi'nde ilmi araştırmalar yapmak, bilgisini artırmak üzere Almanya'ya gönderilen Erbakan, Alman ordusu için araştırma yapan DVL araştırma merkezinde Profesör Schmidt ile birlikte çok başarılı çalışmalara imza atar.

DİZEL MOTORLARDA YAKITIN NASIL TUTUŞTUĞUNU MATEMATİKSEL OLARAK İZAH EDER

Aachen Teknik Üniversitesi'nde çalıştığı 1,5 yıl süre içerisinde, bir tanesi doktora tezi olmak üzere 3 tez hazırlayan Erbakan Hoca, Alman üniversitelerinde geçerli olan "Doktor" unvanını alır. Alman Ekonomi Bakanlığı için motorların daha az yakıt yakmaları konusunda araştırmalar yaparak rapor veren ve bu arada da doçentlik tezini hazırlayan Erbakan’ın, "Dizel motorlarda püskürtülen yakıtın nasıl tutuştuğunu" matematiksel olarak izah eden bu tezi, Avrupa ve Alman ilim çevrelerinde büyük yankı uyandırır. Tezin mecmualarda neşredilmesi üzerine o tarihte Almanya'nın en büyük motor fabrikası olan Deutz motor fabrikalarının umum müdürü Prof. Dr. Flats tarafından Leopard tanklarının motorları ile ilgili araştırmalar yapmak üzere bu fabrikaya davet edilir. Alman Ekonomi Bakanlığı, Ruhr sahasındaki fabrikalar üzerinde araştırma yapmak için görevlendirilen heyette kendisinin de yer almasının istenmesi üzerine 15 gün Ruhr sahasındaki bütün ağır sanayi fabrikalarını gezip inceleme fırsatı bulur.

27 YAŞINDA TÜRKİYE’NİN EN GENÇ DOÇENTİ

II. Dünya Harbi'nden sonra Alman üniversitelerinde ilk Türk ilim adamı olan Erbakan Hoca, 1953 yılında doçentlik imtihanını vermek üzere İstanbul'a döner. İmtihan sonucunda 27 yaşında Türkiye'nin en genç doçenti olma başarısını gösteren Necmettin Erbakan, araştırmalar yapmak üzere tekrar Almanya'nın Deutz fabrikalarına gider. Burada 6 ay süreyle motor araştırmaları başmühendisi olarak, Alman ordusu için yapılan araştırma çalışmalarına katılır. Daha sonra Almanların ısrarlarına rağmen ülkesine hizmet etmeyi tercih eden Erbakan Hoca, 1953'ün Kasım ayında İstanbul Teknik Üniversitesi'ne döner. Mayıs 1954-Ekim 1955 yılları arasında askerlik görevini ifa eden Erbakan Hocamız, İstanbul Kâğıthane'deki 6 aylık yedek subay öğreniminden sonra Halıcıoğlu'ndaki istihkam bakım bölüğünde 6 ay asteğmen, 6 ay da teğmen olarak makinelerin bakım ve tamiratları kısmında görev yapar.

TÜRKİYE’NİN İLK MOTOR FABRİKASINI KURAR

Askerlik görevinden sonra tekrar üniversiteye dönen Necmettin Erbakan, 1956 yılında Türkiye'de ilk yerli motoru imal edecek olan, 200 ortaklı Gümüş Motor AŞ'yi kurar. Erbakan Hoca’da böyle bir fabrika kurma fikri Almanya'daki çalışmaları esnasında, Türkiye Zirai Donatım Kurumu'nun sipariş verdiği motorları görünce iyice uyanır. Yurda dönünce motor fabrikası çalışmalarını başlatır ve bugün “Pancar Motor” olarak bilinen motoru üreten fabrikanın temelini 1 Temmuz 1956'da atar. Gümüş Motor fabrikasında seri imalat 1 Mart 1960 tarihinde başlar.

DEVRİM OTOMOBİLLERİNİN FİKİR ÖNCÜSÜ

1960 yılında Ankara'da yapılan Sanayi Kongresi'nde Gümüş Motor'un yaptığı imalatları sunan Erbakan, "Yeni hedef; otomobillerin Türkiye'de yapılmasıdır" fikrini ortaya atar. O zaman yönetimde olan askerler tarafından büyük ilgi gören bu fikir üzerine Eskişehir Demiryolları CER atölyesinde "Devrim Otomobili" adıyla ilk yerli otomobil Erbakan Hoca’nın fikir öncülüğünde imal edilir. Askeri erkân Gümüş Motor fabrikasını büyük ilgi ve heyecanla gezer; bunun üzerine 200'e yakın general ve üst rütbeli subaya Erbakan tarafından Sanayi Konferansı verilir.

1967 YILINDA NERMİN HANIM’LA EVLENİR

1965 yılında profesör olan Erbakan, Şubat 1966'da Odalar Birliği Sanayi Dairesi başkanlığına getirilir. Daha sonra genel sekreter olan Erbakan, 1968 Mayıs'ında Odalar Birliği İdare Heyeti üyesi, Mayıs 1969'da da Odalar Birliği başkanı seçilir. O zamanki hükümet, her türlü kanuni hükümleri hiçe sayarak Erbakan Hoca’yı polis zoruyla görevinden uzaklaştırır. 1967 yılında Nermin Hanım’la evlenen Erbakan Hocamızın, Zeynep, Elif ve Fatih adında üç çocuğu olur.

BİR ÇİÇEKLE GELEN BAHAR

Davası büyük olan liderlerin hedefleri de büyük olur. Sanayiye gerekli ilginin gösterilmemesi ve engellemelerin üzerine siyasete atılmaya karar veren Erbakan Hocamız, 1969 seçimlerinde Konya'dan bağımsız olarak adaylığını koyar ve seçilerek Meclis'e girer. Hocamız, 24 Ocak 1970 yılında Milli Görüş'ün ilk partisi olan Milli Nizam Partisi'ni kurar; 1971 Nisan'ında ihtilal yönetiminin de baskısıyla, Milli Nizam Partisi antidemokratik bir biçimde kapatılır.

SİYASİ YASAKLI YILLAR BAŞLAR

Daha sonra 11 Ekim 1972 tarihinde kurulan Milli Selamet Partisi, Erbakan liderliğinde girdiği 1973 seçimlerinde yüzde 12 oyla 48 milletvekilliği ve 3 senatörlük kazanarak 51 parlamenterle Meclis'e girer. Erbakan Hoca, 1974 yılı başında kurulan MSP- CHP koalisyonunun bozdurulmasından sonra kurulan dörtlü koalisyonda da yer alan MSP'nin genel başkanı olarak yine başbakan yardımcılığı ve Ekonomik Kurul başkanlığı görevlerini üstlenir. 5 Haziran 1977 seçimlerinden sonra kurulan 3'lü koalisyonda da bu görevini devam ettiren Erbakan liderliğindeki MSP, böylece toplam 4 yıl süreyle hükümet ortağı olur.

1978 yılı başında 12 Eylül 1980'e kadar muhalefette kalan MSP'nin genel başkanlığını yürüten Necmettin Erbakan, 12 Eylül ihtilalinin getirdiği antidemokratik uygulama ve yasaklarla Eylül 1987 yılına kadar politikadan resmen uzak tutulur.

90’LARIN UMUDU REFAH PARTİSİ

Eylül 1987'deki referandumla yeniden siyasi haklarını elde eden Erbakan Hocamız, 19 Temmuz 1983 tarihinde kurulmuş olan Refah Partisi'nin 11 Ekim 1987 tarihinde yapılan kongresinde oybirliği ile genel başkanlığına seçilir. 20 Ekim 1991 seçimlerinde Erbakan Hoca Konya'dan yeniden milletvekili olur.

1995 genel seçimlerinde Refah Partisi yüzde 21,7 ile birinci parti olurken Erbakan Hocamız tekrardan Konya'dan milletvekili seçilir.

EFSANE HİZMETLER YAPAN BAŞBAKAN

Tüm engellemelere rağmen 28 Haziran’da hükümeti kurma görevini alan Erbakan, 7 Temmuz da güvenoyuyla Türkiye'nin başbakanı olur. 54. Hükümet sırasında halkın desteğini alarak birçok önemli başarıya imza atan Erbakan Hocamız, bunun yanında uluslararası alanda gelişmekte olan 8 ülkenin işbirliğine öncülük yaparak büyük bir gayretle bir yıl gibi kısa bir sürede D-8’i (Development-8) kurar. Erbakan başbakanlığında Türkiye’nin cehresi değişirken işçi, memur, emeklinin yüzü güler; çiftçi, sanayici ve esnaf nefes alır. Türkiye tarihinde ilk kez denk bütçe yapılır.

ERBAKAN HOCAMIZ SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI OLARAK VUSLATA ERER

1998 yılı Şubat ayında genel başkanı olduğu Refah Partisi’nin kapanmasıyla 5 yıl siyasi yasaklı hale gelen Erbakan, 11 Mayıs 2003’te Saadet Partisi’ne genel başkan seçilir. Yeni bir dünya hedefiyle çıktığı dava yolunda son nefesine kadar cihadı hayatının merkezine koyan Erbakan Hocamız, Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi genel başkanı olarak 27 Şubat 2011 tarihinde vuslata kavuşur. Erbakan Hocamız İstanbul Merkezefendi Aile Kabristanlığında metfundur. Her eyleminde, sözünde, mimiğinde, attığı her adımda cihat eden Hocamıza Allah (celle celaluhu) rahmet etsin.,

Kaynak: Milli Gazete

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.